GEOTEKSTİL NEDİR?
Amerikan standartlarında (Amerikan Society of Testing and Materials-ASTM) geotekstil şu şekilde tanımlanmıştır:
İnsan yapısı bir proje, yapı veya sistemin bir parçası olarak temel elemanı, zemin, kaya ve toprakla veya geoteknik mühendisliği ile ilgili herhangi bir malzeme ile kullanılan geçirimli tekstil ürünüdür. Yan Ürünler ise yine ASTM’de, geotekstil tanımına uymayan fakat geotekstil yerine ya da geotekstille beraber kullanılan ağ, ızgara, tabaka, şerit, hücre vs. şeklinde diğer malzemeler olarak tanımlanmıştır.


Kısa Tarihçe
Bugün bilindiği ve kullanıldığı şekliyle geotekstiller ilk defa erozyon kontrolü uygulamalarında ve granüler zemin filtrelerine alternatif olarak kullanıldılar. Bu sebeple başlangıçta ve günümüzde bazen geotekstiller için dokuma filtreler terimi kullanılmaktadır.Güncel kullanımına benzer biçimde geotekstil kullanımının, yaklaşık elli yıllık bir mazisi vardır. Son otuz yılda ise yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı, tekstil endüstirisinde yüksek teknoloji ve sentetik hammadde kullanımına yönelmiştir. İç pazarda rekabetin ve talebin düşmesi sonucunda tekstil endüstrisi kapasite fazlalığıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu durum tekstil üreticilerinin başka sahalarda olduğu gibi, inşaat mühendisliğinin ilgi alanına giren konularda da pazar arayışına girmelerine yol açmıştır (Wasti,1992). Tekstil ürünlerinden pamuklu lifler inşaat mühendisliğinde 1926 yılında kullanılmıştı. Ancak sentetik liflerin keşfi ve uygulamaya girmesiyle yeni bir dönem başlamış oldu.
Geosentetik terimi geotekstil, geomembran ve inşaat mühendisliğinde kullanılan benzeri ürünleri kapsamaktadır. Ancak sentetik olmayan geotekstilleri göz önüne alarak bir genel terim olarak geoproduct düşünülebilir. Üretim teknolojisindeki hızlı gelişmeler ve farklı tekniklerle yapılan üretimler, bu ürünlerin üreticilerce farklı isimlendirilmelerine sebep olmaktadır.
Geotekstillerin yeni ve çok hızlı gelişmeler gösteren bir ürün olmasının diğer bir sonucu ise geotekstillerle ilgili standartların geliştirilmeye muhtaç oluşudur. Genel olarak bakıldığında geotekstillerle ilgili pek çok standardın tekstil standartlarından devralındığı görülmektedir. Geotekstillerin, uluslararası kabul gören standartlarını oluşturmak için ilk çalışmalar 1985 yılında ISO (International Organization for Standardization) tarafından yapılmıştır. Ülkemizde geotekstillerin kullanımı günden güne yaygınlaşmakla beraber, hala geotekstil kullanımını ilave bir masraf olarak gören bir görüşte mevcuttur. Bu görüş doğru olsa idi, gelişmiş ülkelerdeki geotekstil kullanımının yıldan yıla geometrik dizi şeklinde artışını açıklamak mümkün olmayacaktı. Bir inşaat malzemesinin kullanımında bu şekilde artış varsa, adı geçen malzemenin alternatif teknolojilere göre önemli teknik avantaj ya da çok düşük maliyetlere imkan verdiğini ileri sürmek yanlış olmaz.
Geotekstillerin yaygınlaşması sadece inşaat ve tekstil mühendisliğiyle yakından ilişkili olmayıp, çevre, kimya ve plastik sanayilerindeki gelişmelerle de yakından ilgilidir. İnsan ürünü bir malzeme olması sebebiyle, geotekstillerin gelişmesinin insanın hayal gücüne paralel olduğunu söyleyebiliriz.
Ülkemiz için yeni bir konu olması ve tüketim, miktarının az olması sebebiyle, örgülü (woven) geotekstillerin ithali cazip gelmekle birlikte yakın gelecekte tüketimin artmasıyla birlikte örgülü geotekstiller de yurdumuzda üretilebilecektir. Şu anda ülkemizdeki yirmi kadar tekstil firması örgüsüz geotekstil üretebilecek tekniğe sahip olmakla birlikte bu firmaların çok azı inşaat sektörüne yönelik üretim yapmaktadır. Sıvı çekiciliği, esnekliği, sağlamlığı, istenilen sıkılıkta ve gerginlikte olması, geç tutuşması, filtre ediciliği, bakteri üremesini engellemesi, insan sağlığına zarar vermemesi, ultraviole ışınlarına dayanıklılığı gibi özellikleriyle örgüsüz geotekstillerin kullanımı yaygınlaşmaktadır.
Yüzyılımızın başında geotekstilin hammaddesi olan sentetik fiber, PVC (polivinilklorür) den imal edildi. 1934 yılından itibaren ticari olarak üretimine başlanıldı. 1930 yılında ABD’de nylon hammaddesinden fiber üretilirken 1954 yılında İtalya’da polipropilenden fiber üretilmiştir. 1960’ların ortasından itibaren örgüsüz dokumalar fabrikasyon olarak üretilmiştir. 1958 de ABD’de zemin ve riprap taşlarının altında sentetik örgülü dokumalar kullanılmıştır. Florida’da sahil erozyonunun kontrolü için kullanılan dokumaların hala görevlerini sürdürdüğü görülmüştür. Bu uygulama ilk geotekstil uygulaması olarak bilinir.
1957'de Hollanda’da nylon örgülü dokumalardan kum torbaları üretildi. Hollanda da yaşanılan çok ciddi sel felaketlerinin önlenmesi için geliştirilen Delta Projesi’nde 1980'lerin ortalarına kadar on milyon m2'den fazla geotekstil kullanıldı.Delta Projesi hem boyutları bakımından, hem de geotekstillerin kullanıldığı yeni teknikler açısından ilginçtir.
Barrett, 1966'daki makalesinde geotekstillerin prekast betonarme dalgakıranların arkasında, prekast betonarme erozyon kontrol bloklarının altında, riprap taşlarının altında kullanımını tanıtmıştır. Görünen göz açıklığı (Apparent openning size) %6 ile %30 arasında değişen örgülü monofilament geotekstilleri değişik erozyon kontrol uygulamaları için önermiştir.Uygun geotekstillerin kullanılmasıyla istenilen permeabilitenin ve zemin dayanımının sağlanabileceğini savunmuştur. 1966'da ABD’de otoyol inşaatlarında asfalt üzerine örgüsüz dokumalar serildi. 1960’ların ikinci yarısında Fransa’da, iğneleme yoluyla üretilmiş örgüsüz dokumaların farklı uygulamaları gerçekleştirildi. Kaplamasız yolların güçlendirilmesinde, demiryollarında balast altında, toprak dolgu barajlarda ve istinat duvarlarında geotekstil kullanıldı. Bu uygulamalarda geotekstilin esas olarak ayırma, güçlendirme ve geotekstilin kendi yüzeyi içinden sıvı iletimi fonksiyonlarından yararlanıldı. Son söz edilen fonksiyon yardımıyla boşluk suyu basıncı sönümlenmesi sağlanarak suyun zemin içerisinde yatay ve düşey hareketi kontrole alınmıştır.
İlk kayda değer geotekstil satışları 1970'lerin birinci yansında başlamış ve bundan sonra giderek artmıştır. 1984’ te tüm Dünya’da yüz binden fazla projede üç yüz milyon m² geotekstil kullanıldı. Halen tüm Dünya’da iki yüzden fazla çeşit geotekstil ve benzeri ürün imal edilmekte olup 1990 yılında bir milyar m2 geotekstil geoteknik uygulamalarında kullanılmıştır.Geotekstillerin esas işlevleri, ayırma, filtrasyon, drenaj ve güçlendirme olmakla birlikte, Wasti, genel olarak farklı inşaat uygulamalarında bu fonksiyonların hangilerine yer verilebileceğini özetlemiştir. (Tablo 2.1).


Geotekstiller Nasıl Yaygınlaştı
İşverenler ve müteahhitler geotekstillerin faydalarını çok çabuk görmüşlerdir. Örneğin,yumuşak zeminler üzerinde yapılan yol inşaatları kolaylaşıp hava koşullarından bağımsızlaştı.Yağışlı havalarda geotekstil kullanılarak iş makinalarının etkilenmemesi ve inşaatın sürmesi sağlandı. Filtrasyon maksadıyla geotekstil kullanımıyla zamandan ve maliyetten kazanıldı.Çünkü geotekstil serilmesi granüler filtre kullanımından çok daha kolay bir çözümdür. Ayrıca toprak işleri maliyetini de düşürmektedir. Bunlara ilaveten tonlarca malzeme yerine birkaç top geotekstil kullanılması taşıma ve uygulama masraflarını da azaltmaktadır.
Geotekstil kullanılması projecilere de kolay çözümler sağlamaktadır.
Örneğin kum filtrelerinin akış halinde yıkanmaları ve taşınmaları mümkündür. Ayrıca sualtında inşaatları da zordur. Buna karşılık geotekstil kullanımı daha güvenli ve yerleştirilmeleri de kolay olmaktadır. Geotekstil kullanımında kalite kontrolü da kolaylaşır. Yerleştirme, hava koşullarından büyük ölçüde bağımsız olup kullanılan malzeme fabrikasyon olduğu için özellikleri üniform ve güvenilir olmaktadır. Geotekstil zemin içindeki hareketlere ve bu sebeple meydana gelebilecek karışmalara da mukavemet göstermektedir. Böylece projeci, inşaatın projesine uygunluğundan dolayısıyla yapı ömrü boyunca istediği gibi davranacağından emin olur.
Geoteknik yapılar daneli malzemelerden meydana gelirler ve çoğu zaman büyük kütlelerde tabakalar içerirler. Bu sebeple erozyon, oturma, deprem gibi etkilerle geoteknik yapılarda süreksizlikler oluşabilir. Geotekstil kullanılması durumunda ise tabakaların ve yüzeylerin korunması sağlanabilir. Yine geoteknik yapılar, esnek ve farklı oturmalara maruz kalan yapılardır. Bu yüzden geoteknik yapılarda kullanılan malzeme de esnek olmalıdır. Geotekstillerin boyutsuz ve esnek olmaları geoteknik yapılarda kullanılmalarını kolaylaştırmıştır.

Geotekstillerin Geoteknik Mühendisliğine Etkisi
Geotekstillerin kullanılmasıyla bazı yapılar teorik olarak göçmeye çok yakın olmalarına rağmen gerçekte stabil kalabilmektedirler. Tekrarlı yüklere maruz kalan kaplamasız yollarda ya da benzeri yapılarda tabakalar geotekstille korumaya alınırsa yapının ömrü uzamaktadır.
Zemin-geotekstil ilişkisinin gün geçtikçe daha iyi anlaşılması geotekstille tasarımı da geliştirmektedir. Geotekstilin davranışında kendi mekanik özellikleri kadar bulunduğu ortamla ilişkisi de etkilidir. Bu konuda yapılmakta olan çalışmalar geotekstillerin daha etkili kullanımını sağlamaktadır. Detaylı tasarım ve uzmanlaşma da bu bakımdan önemlidir. Örneğin genellikle geotekstilin bulunduğu yerde bir gerilme bulunur. Bu gerilme hidrostatik yada başka mekanik etkilerle oluşup çeşitli sebeplerle gerilmeler yoğunlaşabilir. Barajlarda geçirimsizliğin kil çekirdekle, dayanımın ise kaya dolguyla sağlandığı durumlarda çekirdekle kaya dolgunun temas ettiği bölge oldukça hassastır. Çünkü bu bölgede yüksek su basıncı nedeniyle borulanma,kayma gerilmesi yoğunlaşması sebebiyle de kırılma oluşabilir. Bu durum geotekstil kullanılması halinde de geçerlidir ve dikkate alınmalıdır.
Geotekstillerin pek çok geoteknik mühendisi tarafından geç tanınmasının önemli bir sebebi ise iletişimsizlik ve yetersiz bilgilenmedir. Geotekstil ham maddesi olan sentetik polimerler de yeterince tanınmamaktadır. Teknolojinin hızlı ilerlemesiyle, dünyada geotekstilin hiç girmediği ülkeler varken, yeni ürünlerin çokluğu ve çeşitliliği kafaları karıştırmaktadır. Beton,çelik gibi geleneksel malzemelerin davranışları birbirlerine benzer ve kolay anlaşılırken geotekstillerle ilgili bilgi ve tecrübe eksikliği projecileri şüpheci bir davranışa itmektedir. Ama bu gün artık hem teknik olarak, hem uygulamada, hem de tasarımda yaklaşık yarım yüzyıllık bir birikim oluşmuştur. Farklı geotekstillerin teknik özelliklerinin bir arada belirtildiği listeler projecilere kolaylık sağlamaktadır (Ingold-Miler,1988,Koerner,1986). Bir taraftan uygulama sahasında hızlı gelişmeler diğer taraftan da uluslararası standardizasyon çalışmalarının yürümesi gerekmektedir. Mevcut deney yöntemleri yetersiz kaldığında uygulayıcıların ve tasarımcıların tecrübeleri devreye girmektedir.

Geotekstillin Malzeme Yapısı
Fiber (filament) İplik
Geotekstilin yapısına bakıldığında karşımıza iki ana eleman olarak fiber (fîlament) ve iplik çıkar. Fiber denilince, bükülebilirliğe ve inceliğe sahip, yüksek boy/kalınlık oranıyla karakterize edilen malzeme anlaşılmalıdır. İplik ise belirli bir uzunluğa sahip küçük kesit alanlı,bükülmüş ya da bükülmemiş fiberlerin montajlanmış ve geotekstil üretimine hazırlanmış şeklidir.
Fiber üretimi için granüler haldeki polimer hammaddesi önce eritilir, sonra pompalar yardımıyla çok sayıda deliklere sahip püskürtme memesine doğru iletilir. Buradan bobinlere sarılarak çıkan fiberler, germe ya da ısıl işleme tabi tutulurken, çapları düşer ve molekülleri daha düzenli bir hal alıp dayanımları artar. Buradan sonra da fiberler eğirilerek iplik elde edilir.

Geotekstil Hammaddeleri
Fiber üretiminde kullanılan hammaddeler genel tüketim miktarlarına göre şöyle sıralanmaktadır:
-Polipropilen ( yaklaşık %65 )
-Polyester ( yaklaşık %32 )
-Poliamid ( yaklaşık %2 )
-Polietilen ( yaklaşık %1 )
Bu malzemelerin temel özellikleri Tablo 2.2 de karşılaştırılmıştır.


Poliamid (PA. Nylon)
Aşınmaya karşı yüksek dayanımlılık gösterir. Düşük yanabilirlik derecesine sahip olan PA sulu ortamlara karşı duyarlıdır.Nylon ürünlerin uzun süre su içinde tutulmaları urumunda mekanik özelliklerinde %20-30 arasında bir düşüş görülür. Diğer bir deyişle PA’nın mekanik özellikleri zemin neminden etkilenir. Geotekstil üretiminde PA6 ve PA6.6 kullanılmaktadır.
Malzeme özelliklerini istenilen düzeye çıkarmak için, katkı maddeleri kullanılabilir. Bu şekilde ışık ve ısı etkisiyle bozulmaların önüne geçilebilir.

Polyester (PET)
Bükülüp eğilmesi kolaydır. Yüksek dayanım modüllerine sahiptir. Sürtmeye karşı dayanıklıdır ve 200°C’ ye kadar mekanik özelliklerini korur. Solventlere, deniz suyuna, asitlere karşı dayanım gösterir. Ancak pH’ın ll’den büyük olması durumunda bazik maddelere duyarlılık gösterir. Malzeme özelliklerini iyileştirmek için katkı maddesi kullanılabilir
Polipropilen, Polietilen (PP, PE) Bu grubun temel özelliği, düşük ve orta konsantrasyondaki kimyasallara karşı yüksek dayanıklılık göstermeleridir. Ancak sünmeye karşı hassasiyet gösterirler ve kolay tutuşurlar.Geotekstil üretiminde iki ayrı tip polietilen kullanılmaktadır; LDPE : Düşük yoğunluklu polietilen (Yoğunluğu 920-930 kg/m3), HDPE: Yüksek yoğunluklu polietilen (Yoğunluğu 940-960 kg/m3 )
LDPE; Bükülgenliğin önemli olduğu ve su buharına karşı mukavemet istenen durumlarda kullanılır. HDPE; LDPE ile karşılaştırıldığında daha katı ve sert bir yapı elde edilir.
Ayrıca HDPE’nin kimyasal dayanımı da LDPE’den yüksektir.
Polietilene de katkı maddesi ilave ederek özellikleri iyileştirebilir. Uzun süre ışık alması,yüksek sıcaklığa maruz kalması ya da nemli bir ortamda kalması halinde polietilen malzeme  gevrekleşir ve bozulur. Bu sebeple PE ürünlerin saklanmasında dikkatli olunmalıdır.

Geotekstillerin Sınıflandırılması
Geotekstiller çeşitli yöntemler kullanılarak sınıflandırılabilirler Bunların başlıcaları; Yapım tekniğine göre (Şekil 2.1-8), polimer bileşimine göre, ağırlığa göre, mühendislik fonksiyonlarına göre sınıflandırma gibi. Yapım tekniğine göre sınıflandırmada genel olarak iki ana sınıf vardır; Örgülü (Woven) ve örgüsüz (Nonwoven) ürünler olarak. Bu gruplar da kendi aralarında yapıldıkları ipliğin ve fiberin türüne göre alt gruplara ayrılırlar. Örgülü tipleri belirli bir geometrik yaklaşımla tek filamentli, çok filamentli, şerit esaslı, kesikli film tipi gibi ayırmak mümkünken, örgüsüz ürünler sınıflandırılırken fiberlerin bağlanma prosesleri esas alınarak, ısıl, kimyasal ya da mekanik birleştirmeli olarak ayrılırlar.

ÖRGÜSÜZ GEOTEKSTİL NEDİR?
Polipropilen veya Polyester hammaddesinden yapılan, elyafın iğneleme yöntemiyle birleştirildiği dokunmamış tekstil ürünüdür. Örgüsüz geotekstilde atkı ve çözgü yoktur. Geotekstil keçe, zemin kayma, toprakla veya geoteknik mühendisliği ile ilgili herhangi bir malzeme ile birlikte kullanılabilen geçirimli tekstil ürünüdür. Homojen bir yapıya sahiptir.


Geotekstillerin dünya pazarındaki asıl gelişmeleri örgüsüz geotekstillerin ortaya çıkmasıyla olmuştur. Yurdumuzda da üretimleri yapıldığı için ve kullanım alanı yaygın olduğundan tezimizde örgüsüz geotekstillere daha çok ağırlık vereceğiz.Örgüsüz geotekstiller; İpliğe dönüştürülmemiş, çeşitli yöntemlerle birbirine tutturulmuş,doğal yada sentetik, kesikli yada sonsuz uzunlukta elyaflardan oluşurlar. EDENA (European Disposables and Nonwovens Association) örgüsüz ürünleri şu şekilde tanımlamaktadır:Mekanik, kimyasal yada fiziksel yöntemlerle birbirlerine tutturulmuş, tek yönlü yada gelişigüzel dizilmiş elyaflardan imal edilmiş, tabaka, ağ yada keçedir.

Örgüsüz geotekstillerin kalitelerini etkileyen iki ana faktör:
a) Hammaddenin cinsi (Elyafın cinsi)
b) Üretim tekniğidir

Örgülü (woven) Geotekstiller/Yüksek Mukavemetli Geotekstiller
Genellikle yüksek çekme mukavemeti istenildiğinde kulllanılan örgülü geotekstiller, iki yönde kesintisiz iplik içermektedir. Bu bakımdan ipliğin tüm teknik avantajlarından yararlanılarak düşük uzamalarda yüksek mukavemetler elde edilir. Her ne kadar iplikler birbirlerine dik açı yapacak şekilde iki yönde dokunmuşlarsa da iplikler arasındaki sürtünme ve sarılma nedeniyle malzeme önemli ölçüde
diagonal mukavemet gösterir.

Örgülü geotekstiller geleneksel dokuma tezgahlarında üretilirler. Bir dizi boyuna eleman (atkı) ve bir dizi enine eleman (çözgü) kullanılarak dokuma üretilir. Kullanılan ipliğin hammaddesine ve tipine göre farklı geotekstiller üretilerek farklı fiziksel mekanik ve hidrolik özellikler elde edilebilir. Geotekstillerin de içerisinde bulunduğu endüstriyel dokumalarda örgü şekli basit olmaktadır.

GEOTEKSTİL KEÇE DEPOLAMA VE KORUMA KOŞULLARI
Kuru ve temiz yerlerde muhafaza edilmelidir.

GEOTEKSTİL KEÇE AVANTAJLARI
Isıl işlem gördüğü için aynı gramajda daha fazla mukavemet ve daha az uzama gösterir,
Daha az depolama alanı gerektirir,
Kolay taşınabilir ve serilebilir,
Asit, alkali ve mikroorganizmalara karşı dayanıklıdır,
UV ışınlarına dayanımlıdır,
Geotekstilin yüzeyine dik ve yüzeyine paralel geçirimliliği yüksektir,

İYİ BİR GEOTEKSTİL ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
Sık iğnelenmiştir
Örgüsüz geotekstil, tek tek elyaflardan oluşmuştur. Elyaflar iğnelemeyle birleştirilince bir geotekstil dokusu oluşur. Ürün ne kadar çok iğnelenirse o kadar iyi bir malzeme elde edilir. Az iğnelenmiş ürün görevini yapamaz.

Homojendir
Homojen bir ürün elde edebilmek için, elyafların en iyi şekilde ayrıştırıldıktan sonra yeniden birleştirilmesi gereklidir. Örneğin mukavemet açısından bakacak olursak, ürünün bir kısmı sık elyaflı, diğer bir kısmı seyrek ise, bir kısmı seyrek kısım kadar mukavemetlidir.

Serttir
İyi bir geotekstil şekil değiştirmez. Zaten geotekstil, şekil değiştirmemesi için kullanılır. Örneğin, geotekstili elinize aldığınızda kolayca şeklini değiştirebiliyorsanız, şantiye şartlarında bu geotekstil hiçbir görev yapamaz.

Ağırlık
Hiç önemi yoktur. Önemli olan mukavemet, delinme dayanımı ve su geçirimlilik gibi teknik özellikleridir. Bu özelliklerin ne kadar ağır bir geotekstille sağlandığı ise üreticinin yeteneğine bağlıdır. Örneğin bir yalıtım koruma işinde, en önemli ihtiyaç delinme dayanımıdır. Sık iğnelenmiş ve sert bir geotekstil, gevşek dokunmuş ve kabarık bir geotekstilden çok daha verimlidir. Geo Teknik ve İzo Teknik geotekstilleri, yapınızın ihtiyaçlarını tam olarak
karşılamak üzere aranan tüm yüksek özelliklere sahiptir.

Birim Hacim Ağırlığı
Geotekstil üretiminde kullanılan bazı polimerik malzemelerin birim hacim ağırlıkları aşağıda belirtilmiştir:
Polipropilen 910 kg / m3
Polyester 1220-1380 kg / m3
Naylon 1050-1140 kg/m3
Polietilen 920-960 kg / m3
Polivinilklorid 1690 kg / m3
Bazı polimerik malzemelerin birim hacim ağırlıkları sudan daha azdır. Bu sebeple bu malzemelerin sualtında çalışmasında zorluklar olabilir.

Standartlar
TS EN ISO 9864 9.03.2006 Jeosentetikler - Deney metotları - Jeotekstil ve jeotekstiller ile mamullerde birim alan kütlesinin tayini
TS EN ISO 9863-1 9.03.2006 Jeosentetikler - Belirtilen basınçlarda kalınlık tayini - Bölüm 1: Tek tabakalar
TS EN ISO 10319 9.04.2009 Geosentetikler - Genişliğin tamamını kapsayan çekme deneyi
TS EN ISO 12236 27.03.2007 Jeotekstil ve Jeotekstille İlgili Mamuller-Statik Delme Deneyi (CBR-Deneyi)
TS EN ISO 13433 29.04.2008 Jeosentetik malzemeler-Dinamik Delme Deneyi (Konik Delici Düşürme Deneyi)
TS EN ISO 11058 21.03.2000 Jeotekstİl ve Jeotekstil ile İlgili Malzemeler-Yükleme Olmaksızın, Düzleme Göre Normal Konumdaki Su Geçirgenlik Özelliğin Tayini
TS EN ISO 12956 02.03.2004 Jeotekstil ve jeotekstille ilgili mamuller - Karakteristik açıklık ölçüsünün tayini

Farklı geotekstil türlerinin mekanik ve hidrolik özelliklerinin karşılaştırılması
l. GERİLME-DEFORMASYON İLİŞKİSİ
-Örgülü geotekstiller : İki yöndeki özellikleri farklı
-Örgülü geotekstiller ve geoızgaralar : Düşük uzamada yüksek mukavemet
-Örgüsüz (ısı) :Orta mukavemet, düşük uzamada ani kopma
-Örgüsüz (mekanik-iğneleme) : Nispeten düşük mukavemet kopmada yüksek uzama

2. FİLTRASYON /DRENAJ ÖZELLİKLERİ
(Kalınlık , gözenek boyut dağılımı, açık yüzey oranı/poroziteye bağlı olarak)
Örgülü ince (drenaj işlevi Yok), tek boylu gözenek açıklığı
Flaman : Yüksek açık yüzey oranı , yüksek permeabılite, zayıf filtrasyon
Şerit : Düşük açık yüzey oranı,düşük permeabilite, tıkanma olasılığı fazla
Örgüsüz(ısı) ; İnce (drenaj işlevi yok), yüksek permeabilite (basınç etkisi yok), özellikle tek yönlü akım şartlarında iyi filtrasyon
Örgüsüz (mekanik-İğneleme) : Kalın (drenaj işlevi var), daha yüksek permeabilite (k8-kpg basınç etkisi), özellikle yön değiştiren akım şartlarında iyi filtrasyon.

Bir geotekstilin tanımlanması
l- GENEL
-Tip ve imalat yöntemi -Polimer -Ağırlık, kalınlık -Rulo boyutları

2-MÜHENDİSLİK ÖZELLİKLERİ
A.MEKANİK ÖZELLİKLERİ
Bir geotekstilin uygulama türü ve işlevi ne olursa olsun, serilmesi ya da arazide yerleştirilmesi sırasında karşılaşacağı gerilmeler servis ömrü boyunca karşılaşacağından daha fazla olmaktadır. Serilme sırasında meydana gelen konsantre yükler veya darbeler sebebiyle geotekstilin bozulmaması gereklidir. Aşınma, yırtılma, parçalanma, güneş ışınları, sıcaklık,kimyevi ya da biyolojik atıklar gibi etkilere geotekstilin dayanım göstermesi istenir.
Genel olarak yük ve deformasyon arasındaki ilişkileri mekanik özellikler olarak tanımlamaktayız. Yük, geotekstil düzleminde etki edebileceği gibi geotekstil düzlemine dik olarak da etki edebilir. Geotekstilin kendi düzleminde sıkışma kuvvetine karşı direnci zayıftır.Bunun nedeni geotekstili oluşturan elemanlar olan elyafın yada ipliğin kolayca eğilip bükülebilmesidir.
Geotekstile etki eden kuvvetler alansal olarak (zemin kütlesi, sürtünme vb.), hat boyunca (ek yerlerinde) veya noktasal olarak (taşlar, çıkıntılar vb.) olabilir. Bu etkilerin üniform dağılıp dağılmadığı önemlidir. Yükün üniform etki etmemesi deformasyonlara yol açarak gerilme yığılmaları oluşturabilir.
Örgülü geotekstillerin mekanik özellikleri fiber yapışma, ipliklerin çapına ve üretim biçimine bağlıdır.
Örgüsüz geotekstiller, örgülülerle karşılaştırıldıklarında daha izotrop olmalarına rağmen bu tür geotekstillerinde fiziksel ve mekanik özelliklerinde yöne bağlı değişmeler görüldüğü bazı araştırmacılar tarafından yapılan deneysel çalışmalarla gösterilmiştir.

-Çekme dayanımı
-Gerilme-deformasyon özellikleri/çekme modülü
-Sünme
-Delinme dayanımı
-Yırtılma dayanımı
-Patlama dayanımı
-Zemin/geotekstil arasındaki sürtünme

B.HİDROLİK ÖZELLİKLERİ
-Geçirgenlik (permeabilite)
-düzlemine dik yönde
-düzleminde
-Gözenek boyutları

3-ÇEVRE ŞARTLARINA DAYANIM
-U.V. ışığı
-Isı
-Su
-Kimyasal madde
-Mikro organizma

Genişlik ve Uzunluk
Örgülü ve örgüsüz geotekstiller için üretim yapılacak maksimum genişlik 5,5 – 6 m civarındadır. Bu genişlik üretimi yapan makinenin kapasitesi ile ilgilidir. Geotekstilin boyu ile ilgili bir standart mevcut değildir. Malzemenin boyu ve eni hassas olarak belirtilmek istendiğinde gerilmesiz koşullar dikkate alınmalıdır.

Birim Alana Düşen Ağırlık
Genel olarak bir geotekstille ilgili ağırlık ifade edildiğinde, birim alana düşen ağırlık anlaşılmaktadır. Bu rakam geotekstilin 1 m2' sindeki gram cinsinden malzeme miktarı olarak belirlenir. ASTM D1910 veya D3776 deneyleri ağırlıkla ilgilidir. Deney sırasında dokumanın ağırlığı hassas olarak ölçülüp, dokumanın sıfır gerilme altında belirlenen alanına bölünür. Genellikle geotekstiller 135 – 680 gr/m² arasında sonuç verirler. Dokumanın maliyeti ve dayanımı ağırlığıyla yakından ilgilidir. Genellikle örgülü tipler daha ağır ve daha yüksek dayanımladırlar.

Kalınlık
Kalınlık, belirli basınç, altında geotekstilin alt ve üst yüzleri arasındaki mesafedir.ASTM D1777 (Tablo 3.4) kalınlığın hangi basınç değerleri için ölçülmesi gerektiğini belirtir. Arazideki uygulama sonrasında geotekstilin gerçek kalınlığının tespiti farklı gerilmelerden dolayızordur. Genellikle geotekstillerin kalınlıkları 0,2 – 10 mm. arasında değişmektedir.
ASTM D1777 Dokumanın kalınlığının ölçümünde dikkate alınacak basınçlar
Malzeme Tipi Basınç Aralığı
Yumuşak 0.035-35 g/cm2
Orta 1.4-144 g/cm2
Sıkı 7-700 g/cm2

KULLANIM ALANLARI
Başlıca 5 ana fonksiyonu olan bu ürün, genellikle uygulandığı yerlerde bu özelliklerinden en az ikisini ayni detayda gerçekleştirir. Bunlar;

Yalıtım koruma
Geotekstillerin yüksek delinme dayanımı, ısı yalıtımının hemen  üzerinde kullanım olanağı vermektedir.
Böylece, geotekstilin altında kalan malzemeleri darbelerden ve çimento şerbetinin aşağıya inmesinden korur.

Temellerde membran koruma
Bina temellerinde basınç etkisiyle yalıtım malzemesinin delinme riski yüksektir. Bu nedenle basıncı yayıcı etki görecek olan geotekstiller kullanılması gerekir. Geotekstiller aynı zamanda yapıdaki hareketlerde yalıtımın serbest bir şekilde çalışmasını sağlar ve yalıtımın üzerine mukavemet etki etmesini önler.

Asfaltsız yollar ve havaalanlarında zemin-temel arasında
Asfaltı yollar ve havaalanlarında zemin-temel arasında
Demiryolu uygulamalarında zemin-balast arasında
Atık depolama sahalarında tabakalar arasında
Geomembranlar ve toprak drenaj tabakaları arasında
Temel ve dolgu toprakları arasında
Yol dolgularında,temel ve dolgu toprağı arasında
Toprak veya beton barajlarda temel ve dolgu toprağı arasında
Temel toprağı ve rijit istinat duvarlarıon arasında
Temel toprağı ve esnek istinat duvarları arasında
Temel toprakları ve depolama yığınları arasında
Yürüyüş yolları ve kaldırım döşemeleri altında
Park yerleri altında
Spor ve atletizm alanlarının zeminlerinde
Öndöküml bloklar ve paneller altında estetik bir kaplama oluşturmak için
Zayıf filtrasyon durumunda,drenaj tabakaları arasında
Barajların çeşitli bölgelerinde
Eski ve yeni asfalt tabakaları arasında

ZAYIF ZEMİNLER VE DOLGU MALZEMELERİNİ ÜÇLENDİRME UYGULAMALARINDA ( GÜÇLENDİRME İŞLEVİ )
Zayıf zeminlerde ve yollarda
Zayıf zemin üzerinde yapılması düşünülen yapılarda temel malzemesinin, zayıf zeminin içine batmasını engellemek ve zeminin stabilizasyonunu sağlamak gereklidir.
Bu nedenle, zayıf zeminlerde temel altında kullanılacak geotekstilleri bir ayırıcı ve donatı malzemesi görevi görerek zemini stabilize eder ve beklenmeyen farklı oturmaların oluşma riskini azaltır.

Erozyon kontrolü
Sahil yapılarında dalga hareketinden dolayı dolgu malzemesinin hareketini önleme amacıyla geotekstilleri bir filtre ve yataklama malzemesi olarak kullanılır. Bu tip uygulamalarda kullanılan geotekstil, kaba ve ince filtre malzemelerini etkili bir şekilde ayırır, dalga hareketlerinden ortaya çıkan emme gücüyle ince malzemenin kaba malzemeye karışmasını engeller.

Asfaltsız yollarda yumuşak zeminlerde
Hava meydanlarında yumuşak zeminlerde
Demiryollarında yumuşak zeminlerde
Yumuşak zeminler üzerindeki atık depolama sahalarında
Yumuşak zemin üzerindeki spor ve atletizm sahalarında
Karstik ve termokarstik alanlar üzerinde
Stabil olmayan atık depolama sahaların üzerinde kapatma sistemleri olarak
Demiryolu balastının yanal sınırlanmasını sağlamak için
Geotube gibi toprak muhafaza sistemlerinde toprağı sınırlandırmak amacıyla
Geotekstille güçlendirilmiş istinat duvarları inşaasında
Dolguların güçlendirilmesinde
Dik şev inşaatlarına destek amacıyla
Toprak ve beton barajları güçlendirmek amacıyla
Dizili gabionları güçlendirme amacıyla
Dizili geofoam blokları güçlendirmek amacıyla
Geçici şevleri stabilize etmek amacıyla
Zemin şevlerinde sünmeyi durdurmak ve azaltmak amacıyla
Derzli esnek kaplamaları güçlendirmek amacıyla
Yumuşak zemin üzerindeki taban/temel güçlendirilmesi amacıyla
Karstik alanlarda taban/zemin güçlendirmek amacıyla
Termokarstik alanlarda taban/temel güçlendirmek amacıyla
Derin temel kapakları arasında taban güçlendirme amacıyla
Çatlak veya eklemli betonlar üzerinde köprü inşaatlarında
Dereceli taş filtre şiltelerini tutmak amacıyla
İstinat duvarlarında beton blokları sabitlemek amacıyla
Zemin ıslahında geomembran delinmelerini önlemek amacıyla
Düzenli depolama sahalarındaki atıklar veya taban taşları tarafından geomembran delinmelerini önlemeke amacıyla
Yüksek sürtünme direnci nedeniyle,daha stabil yan şevler oluşturmak amacıyla
Baraj inşaatlarında yumuşak zeminle karşılaşılan kısımların güçlendirilmesinde
Saha kapatılması esnasında atık depolamalar üzerinde oluşturulacak köprü yapıları amacıyla
Sığ temellerin taşıma kapasitesini arttırmak amacıyla

FİLTRASYON UYGULAMALARI ( FİLTRASYON İŞLEVİ )
Geomembran koruma
Genellikle açık arazi uygulamaları olan geomembran uygulamaları, delinme ve aşırı sürtünmeden dolayı yırtılma veya zedelenme riski yüksek uygulamalardır. Bu nedenle geotekstilleri uygulanacak yönteme göre geomembran altında veya üstünde geomembranı koruma görevi görür.

Granüler toprak/taş filtreler yerine
Asfaltsız yollar ve havaalanlarında temel/taban arayüzünde
Asfaltsız yollar ve havaalanlarında temel tabakası altında
Demiryollarında balast malzemesi altında
Altdrenleri çevreleyen ezilmiş taşlar etrafında
Altdrensiz ezilmiş taşlar çevresinde
Delinmiş altdren borular etrafında
Atık depolama sahaları altında sızıntı suyu toplamak amacıyla
Hidrolik dolguları filtrelemek için
Kül perdesi olarak
Baca drenaj malzemelerini korumak amacıyla
İstinat duvarlarında dolgu toprağı ve boşluklar arasında
Dolgu toprağı ve gabionlar arasında
Geonet içerisine toprak girişlerini önlemek amacıyla
Geokompozitlere karşı topak girişlerini önlemek amacıyla
Kum drenlerde kum sütünlar etrafında
Ripraplar altında filtre olarak
Öndökümlü bloklar arasında filtre olarak

DRENAJ ( DRENAJ İŞLEVİ )
Geotekstiller, iğneleme yöntemiyle birleştirilmiş örgüsüz ve ısıl işlemli yapısıyla ideal bir filtre malzemesidir. Geotekstilleriyle Fransız dren kanalı, teras bahçe drenajları, perfore boru kaplaması yapmak kolaylıkla mümkündür.
Ayrıca tünel ve istinat duvarı gibi dikey uygulamalarda da düzlem içi yüksek drenaj kapasitesiyle bu zor uygulamalarda gereken drenajı sağlar.

Toprak yapılı barajlarda baca dreni amacıyla
Yatay akış sağlamak için drenaj pedleri olarak
Ek dolgular altında drenaj örtüsü olarak
İstinat duvarları arkasında drenaj sağlamak amacıyla
İstinat duvarları tabanında drenaj sağlamak amacıyla
Demiryolu balastı altında drenaj sağlamak amacıyla
Geomembran altında su drenajı sağlamak amacıyla
Geomembran altında gaz drenajı sağlamak amacıyla
Spor ve atletizm sahaları altında drenaj sağlamak amacıyla
Çatı ve teraslarda drenaj sağlamak amacıyla
Kum ve fitil drenler yerine
Toprak yüzeylerinin maruz kaldığı suyu yaymak amacıyla.